Rock Metal Grup Biyografileri - Metal Fire&Hell Library... - Blogcu




Metal Fire&Hell Library...

21/1/2008 - Cradle Of Filth

band24( www.negatif.com )

Her şey 1991 yılında başladı, ilk karşı çıkışları olan demolarını tamamladılar.ilk baslarda venom ve bathory gıbı black metalin kurucuları sanılabılecek ısımlerden etkilendiler.Bu gençler biraz karanlık, biraz şeytansı, biraz dünyadışı birşeyi başlattıklarının farkındaydılar.İlk albümleri "The Principle Of Evil Made Flesh" 1994 yılında Cacaphonous Record adı altında çıktığında hayal kırıklığına uğramadılar.Bu ilk albümlerindeki gotik klavye partisyonları , keskin gitar riffleri ve vampirik şarkı sözleri ile direk bütün dikkatleri üstlerine çektiler .Sonsuz hayal güçlerinden kaynaklanan müzikleri ile gelişen kalitede müzik yapmaya devam ettiler.Gözleri yükseklerdeydi .. Herkesi kendi hayal güçlerine ve yaşadıklarına ortak etmek istiyorlardı .. efsanelerle , mitolojik hikayelerle ve vampirlerle dolu bir hayalgücü .....

Maalesef grup üzerindeki uğursuzluktan dolayı gruptan elemanların bir kısmı ayrıldı Grup ardından yeni albümleri "Vempire" için yeni bir kadro oluşturdu ve yoluna devam etti. Öfkeli , kanlı , vampirik sözlerle yeniden sahnelere çıktılar. Doğal değişimler sürecinde grubun şarkı sözlerindeki harika gotik şarkı sözleri yazmaya başlamışlardı . Yeni bir nefes yeni bir vizyon yeniden yapılanma adına grup kadrosundaki bazı elemanlarını değiştirdi , çalıştıkları Cacaphonous firmasından ayrıldılar. Üçüncü albümleri "Dusk And Her Embrace" insanları tartışmaya davet eden, tahrik edici,kasti olarak yapılmış sözlerle dolu idi. Music For Nations firması hemen Cradle Of Filth ile sözleşme imzalayarak onları bünyelerine dahil ettiler. Bu yeni çalışma Cradle Of Filth'i çok memnun etmişti Music For Nations firmasının sağladığı olanaklar ile daha kaliteli bir eser daha kaliteli bir albüm kapağı ve tanıtım ve en önemlisi daha kaliteli şarkılar ortaya çıkmıştı. Efsanevi grup Venom [Black Metal'in babası olarak kabul edilir] grubunun efsanevi vokalisti Cronos bu albümü şimdiye kadar yapılmış en iyi C.O.F albümü olduğunu ama ileride çok daha iyilerinin olacağını söylemiştir.

Birkaç başarılı dünya turnesinden sonra Cradle Of Filth evine dönmüş ve yeni albümleri hakkında düşünmeye başlamıştı bile. Music For Nations'tan çıkan ikinci albümleri "Cruelty And The Beast" 1998 yılında bitirildi. Müzikal olarak iyice olgunlaşan grubun bu albümünde muhteşem albüm kapakları ve resimleri hazırlanmış ve Mrs Hammer Horror " Ingrid Pitt" grupta misafir olarak vokal yaptı. Muhteşem Amerika,Rusya ve Japonya turnesinden sonra grup yeniden çalışmalara başladı artık insanları daha çok tahrik edecek onları meraklandıracak kimilerini nefret ettirip kimilerini merak içinde bırakacak bir albüm çalışmasına başladılar. "From Cradle To The Enslave" Ep'lerini çıkardılar. Yanlız bu bekledikleri albüm değildi biraz değişiklik yapmak istediler . Deneysel dans-black metal [Şöyle düşünün; black metal çalacak ve siz dans edeceksiniz ??? Bunu düşünmüşler] Hemen takip eden süreç içinde "PandaemonAeon" adındaki video albümlerini çıkardılar ve ünlü müzik kanalı MTV tarafından anında yasaklandılar, istedikleri reaksiyonu almışlardı.

Beşinci albümleri "Midian" 2000 yılında cadılar bayramında piyasaya sürüldü . Ardından "Bitter Suites to Succubi" [Succubus, Incubus kavramlarına değişik yerlerde denk gelmişsinizdir, Incubus erkek vücuduna sahip şeytandır ve kadınların rüyalarına girip onlarla sevişir, Succubus ise kadın bünyeli şeytandır erkeklerin rüyalarına girip onlarla sevişir] 2002 yılında iki Cd'lik "Lovecraft & Witch Hearts" piyasaya sunuldu. Bu albümde bazı şarkılar yeniden düzenlenip kayıt edildi bazı şarkılar cover yapıldı bazı şarkıları remix yaptılar.En son şeytansı ürünleri ise yine İki CD den oluşan " Live Bait For The Dead" kendi firmaları AbraCadaver tarafından piyasaya sürüldü. Adındanda anlaşılacağı gibi grubun konser performanslarından oluşuyordu bu albüm .


2003 yılına gelindiğinde ise " Damnation And A Day " albümlerini çıkarttılar. Bir yıl aradan sonra " Nymphetamine " albümlerini piyasaya sürdüler, bu albümün hemen ardından 2 CD'den oluşan, ilk çıkan " Nymphetamine " albümünde olmayan yeni şarkılarında olduğu, bir albüm daha çıktı. 2006 yılında ise grubun bir şarkısı " Underworld 2 " filmine yapılan soundtrack'te yer aldı. 2006 yılının ortalarına doğru Cradle Of Filth'in yeni çıkaracağı albümün ismi belli oldu. " Thornography " içindeki seksüel metaryellerle bakalım nasıl bir albüm olacak derken 2006 Eylül'de grup bir single albüm çıkardı. Bu albümün adı ve albümün şarkısı olan "Dirge Inferno", "Thornography"nin nasıl bir albüm olacağının küçük sırlarını verdi. "Thornography" 16 Ekim'de satışa sunuldu. Grup bu albümle oldukça değişmişti. Ve albüm çıkışından itibaren onlarca konsere çıktılar.

Geleceğin kendilerinin olduğunu söyleyen grup son 10 sene içinde yeni bir metal prensi ortaya çıkarmıştır... Ruhunun 250 sene önce Cadı Avcısı General Matthew Hopkins tarafından katledildiğini iddia eden Dani, yeni bedeninde dünyaya geldiğini söylemekte...


Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/1/2008 - Dimmu Borgir

dimmu02( www.negatif.com )

Dimmu Borgir, 1993 yılında Shagrath, Silenoz ve Tjodalv tarafından kurulmuş bir melodik black metal grubu. Brynjard Tristan’ın basçı, Stian Aarstad’ın da klavyeci olarak katılmasıyla tam anlamıyla doğmuş olan Dimmu Borgir; Emperor, Cradle Of Filth ve Kreator kadar başarılı, kaliteli bir topluluktur.

Agresif gitarlar, yıkıcı davullar, dinleyenin tüylerini diken diken eden yırtıcı, melodik ve operatik vokaller, ürkütücü klavye melodileri, müthiş bir ahenk... İşte Norveçli grubun müziğini böyle tanımlayabiliriz. 80’lerin black ve heavy metal etkilerini taşıyan Dimmu Borgir, Wagner ve Dvorak gibi klasik müzik bestecilerinden de etkilenmiş.

Topluluk, piyasaya, 1994’te Necromantic Gallery Productions’dan çıkardıkları "Inn I Evighetens Morke" adlı çalışmalarıyla girdiler. Albüm büyük ilgi gördü ve birkaç haftada yüksek satış rakamlarına ulaştı. Black metal çevresinde artık adlarıduyulmuştu. Ve aynı yıl "For All Tid" isimli ilk uzun albümlerini hazırladılar. Yavaş, karamsar ve atmosferik bir kayıttı bu. Albümde Dødheimsgard’dan ldrahnand’a, Ved Buens Ende’den Vicotnik’e kadar birçok ismin yardımları vardı. Shagrath davul ve vokallerde (ve beşinci şarkıda gitarda), Silenoz gitar ve vokallerde, Tjodalv gitarda, Tristan bassta, Aarstad ise klavyede ve efektlerde şarkıları icra eden isimlerdi.

1996’da black metal tarihinin önemli albümlerinden biri olan "Stormblåst"’ı yayınladılar. Bu albüm, Dimmu Borgir’ın diğer birçok melodik black metal grubundan daha başarılı olduğunun göstergesiydi. Bugünkü tarzlarına doğru büyük bir adım attılar. Olgun şarkı sözleri, klasik müziğin güçlü etkisi ve mükemmel bir müzik... "Stormblåst" ile Dimmu Borgir hızını arttırmış ama atmosfer ve melodiyi yerli yerinde tutmasını bilmiştir. Bu albümde; Shagrath lead Gitar ve vokalde, Silenoz ritim gitar ve vokalde, Tjodalv davul ve perküsyonda,Tristan bass gitarda, Aarstad ise klavye ve piyanoda karşımıza çıkıyordu.

Topluluğun ilk iki albümünde şarkılar Norveççeydi. Daha sonra bütün dinleyicilerin anlaması ve daha geniş bir kitleye hitap edilmesi açısından sözler İngilizce olarak yazılmaya başlandı.

"Stormblåst" dan sonra 1996’da Dimmu Borgir "Devil’s Path" isimli bir MiniCD yayınladı. 4 şarkıdan oluşan bu çalışmaya adını veren "Devil’s Path" isimli parça, büyük beğeni toplamış, kalitesiyle dikkat çekmişti. Bu albümde bassa Tristan yerine Nagash geçti. Stian Aarstad askere gittiği için klavye işlerine katılamadı. Albüm; gitarda Shagrath, vokal ve klavyede Silenoz, davulda Tjodalv ve bassta Nagash ile kaydedildi.

1997’de Dimmu Borgir çok başarılı bir çalışmaya daha imza attı: "Enthrone Darkness Triumphant". Black metal dünyasının en önemli 10 albümünden biri sayılabilecek olan çalışma, daha büyük bir firmadan, Nuclear Blast’tan çıkmıştı. Çünkü önceki firma dağıtımda yeterli performansı sağlayamamış, istenilen satışı gerçekleştirememişti. "Enthrone Darkness Triumphant" 150.000’den yüksek bir satış rakamına ulaştı. Dimmu Borgir artık black metalin en büyük isimlerinden biriydi. Hala sert, melodik ve agresif... Bu arada albümdeki "Tormentor Of Christian Souls" parçasının sözlerinin neden CD kitapçığında olmadığı merak konusu olmuştu. Bunun nedeni, Nuclear Blast’ın, sorun çıkmasından çekinerek şarkının sözlerini basma sorumluluğunu üzerine alamamış olmasıydı. Dimmu Borgir çalışmaları arasında önemli bir yeri olan bu albümde; Shagrath gitar ve vokallerde, Silenoz gitarda, Tjodalv davulda, Nagash bassta, Aarstad klavye ve piyanoda çalışmıştı.

"Enthrone Darkness Triumphant" kayıt edildikten sonra, Shagrath’ın canlı performanslardaki vokal ve sahne etkinliğinin artmasını sağlamak amacıyla gruba sezonluk olarak Astennu dahil edildi. Gitarlarda etkin olan bu isim, daha sonra grubun daimi üyesi olacaktı.

Dimmu Borgir,"Enthrone Darkness Triumphant" turundan sonra bi küçük tur daha yaptı ve bu program esnasında Tjodalv ailesiyle ve yeni doğan çocuğuyla daha fazla zaman geçirebilmek için birkaç aylığına gruptan ayrılmak durumunda kaldı. Onun yerine Auro Noir’den Aggressor sezonluk davulcu olarak alındı. Bu isim, şarkılara çok çabuk adapte oldu. "Enthrone Darkness Triumphant" turu sırasında bazı konserlerde sorun çıkaran Aarstad kendini kapının önünde bulmuştu. Onun yerine; Therion ve Ancient ile de çalışmış olan Kimberly Goss geldi. Ancak sezonluk bi klavyeci olduğundan gruptan kendi isteğiyle ayrıldı. Bu kez de Mustis adlı genç bi müzisyen katılmıştı gruba. İlk konseri de Dynamo Open Air 1998 festivalinde olmuştu.

Mustis önceden herhangi bi grupta çalmamış olmasına karşı Dimmu Borgir’a önemli katkılar sağlamayı başardı. "Spiritual Black Dimensions" albümünde de ağırlığı ciddi şekilde hissedilmektedir. Şarkıların % 60’ı klavye üzerinde bestelenmişti.

1998’de Nuclear Blast etiketiyle "For All Tid" albümü, bazı eklentilerle tekrar yayınlandı. "Inn I Evighetens Morke" albümünden de 2 parça, bu çalışmada yer almıştı. Aynı yıl Dimmu Borgir bi MiniCD daha çıkardı. 2 yeni, 2 eski, 1 cover ve 3 canlı performanstan oluşan Nuclear Blast etiketli bu albümün adı "Godless Savage Garden" idi. Norveç’in Grammy’si olarak kabul edilebilecek olan "Spellemannsprisen"de bu çalışma için oldukça iyi bir değerlendirme yapılmıştı. Ancak The Kovenant ve Mundanus Imperium’un albümleriyle birlikte aday gösterilen "Godless Savage Garden", ödülü Kovenant’ın "Nexus Polaris"’ine kaptırdı.

Hayranlarının sabırsızlıkla beklediği "Spiritual Black Dimensions" albümü, adı pek fazla duyulmamış olan Abyss Sütüdyoları’nda kaydedildi. Dimmu Borgir, göze çarpan, büyüleyici bir albüme imza atmıştı. Ve Phantasmagoria ilk kez Dynamo 1998’de çalındı. Bir diğer şarkı da "Beauty In DarknessVol. 3" derlemesindeki "The Insight And The Catharsis" idi. Bu da albüm piyasaya sürülmeden ortaya çıkmıştı. 1 Mart 1999 tarihinde beğeniye sunulan "Spiritual Black Dimensions" albümü, büyük yankı uyandırdı. Dimmu Borgir’ın karanlık krallığının tahtının tek sahibi olduğu bir kez daha kanıtlanıyordu.

Bir kesim, Dimmu Borgir’ın müziğinin nereye gittiğini tam kestirememiştir. Ancak krallar, tarihlerindeki en iyi albümü yapmışlardı. Nagash, The Kovenant’a tam anlamıyla konsantre olabilmek için gruptan ayrıldı ve yerine Simen Hestnaes geldi. Operatik vokalleriyle gruba yeni şeyler katan Simen, bir süre sonra grubun değişilmez elemanı olacaktır. Piyasada fırtına gibi esen, Dimmu Borgir’a altın çağını yaşatan "Spiritual Black Dimensions"; vokalde Shagrath, gitarda Erkekjetter Silenoz, lead gitarda Astennu, davul ve perküsyonda Tjodalv, bassta Nagash, klavye ve piyanoda Mustis kadrosuyla oluşturulmuştu.

"Spiritual Black Dimensions" albümü yayınlandıktan bir ay sonra "Old Man’s Child"la bi albüm daha yaptılar. "Sons of Satan Gather for Attack" adlı çalışmadan sonra, aynı ay içinde, Astennu’nun yan projesi olan "Carpe Tenebrum, Mirrored Hate Painting" albümünü yayınladılar. Burada Nagash ın vokalleri yer aldı. Müzik, Dimmu Borgir müziğine çok yakın olmakla beraber biraz daha hızlıydı.

1999 başlarındaki New Jersey ve Montreal konserlerinden sonra; Tjodalv, gruptan ayrılmasının herkes için en iyisi olacağı görüşünü belirtti. Nedenleri müzikal açıdaki değişikliği ve bakması gereken bir ailesi olmasıydı. Onun yerine kimin geleceği belliydi; Cradle Of Filth’in eski davulcusu Nick Barker. Nick, henüz Borknagar’la olan Kuzey Amerikadaki "Kings Of Terror" turunu tamamlamıştı.

Dimmu Borgir 2000 yılının Mart ayında yeni albüm kayıtları için Abyss sütüdyosuna girmeyi planlıyordu ama bu gerçekleşmedi. Çünkü yeni materyali tamamlamak için zamana ihtiyaçları vardı. Finansal problemler söz konusuydu, Nick hala İngiltere’de yaşıyordu ve her istediğinde Norveç’e gelmesi mümkün değildi. Kişisel sorunlar yüzünden Astennu gruptan atıldı ve yerine Norveç black metal müziğinin önemli gitaristlerinden Galder geldi. Bu değişikliklerden bir süre sonra aynı yılın sonbaharında İsveç’teki Fredman Stüdyosu’na girdiler. (At The Gates, In Flames, Dark Tranquillity gibi topluluklar burada kayıt yapmıştır.) Ve yine oldukça kaliteli bir işle dinleyenlerinin karşısına çıktılar: "Puritanical Euphoric Misanthropia". Ürkütücü atmosferiyle hayranlarını kendilerinden geçiren bu albüm, büyük bir kesime göre Dimmu Borgir’ın o güne kadarki en iyi albüm çalışmasıydı. Şarkı yazma işi en yüksek noktaya ulaşmıştı artık. "Blessings Upon The Throne Of Tyranny", "Kings Of The Carnival Creation", "The Mealstrom Mephisto" ve "Architecture Of A Genocidal Nature" parçaları bu açıdan özellikle dikkat çeken çalışmalardı.

Bazı parçaları Göteborg senfoni orkestrasıyla kaydetmişlerdi. Sonuç; mükemmel gitar işleri ve dinamik klavyeler... Nick Barker, şarkılarda patlamalar yaratmış, basta mükemmeliğe ulaşan Hestnaes çok iyi geri vokal icra etmiş, Shagrath’ ın korkutucu vokalleri, Dimmu Borgir müziğini zirveye çıkarmıştır.

Grup, Mart 2001’de yollara düştü ve yüzbinlerce hayranına müthiş gösteriler sundu. 2001 sonbaharında 11 Eylül saldırısı nedeniyle turlarını yarıda kestiler. 26 Ekim 2001 de Alive in Torment adlı canlı performans albümlerini çıkardılar. Çalışmanın içeriğini şu parçalar oluşturdu; "Tormentor of Christian Souls", "The Blazing Monoliths of Defiance", "The Insight and the Catharsis" ve "Puritania and The Maelstrom Mephisto


Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/1/2008 - Alice Cooper

cosmin-bumbut-a( www.negatif.com )

Gerçek adı Vincent Damon Furnier olan Alice Cooper 4 şubat 1948 de Detroit de doğdu. Ailesiyle birlikte Arizonanın Phoenix kentine taşındı ve okul grubuna girerek besteler yapmaya başladı. Beatles ve Rolling Stones dan büyük ölçüde etkilenen Furnier, 60 larin sonlarında Earwigs isimli bir grup kurdu. 1965 de isimlerini önce Spiders, daha sonrada Nazz olarak degiştirdiler. (Todd Rundgrenin aynı ismi taşıyan grubuyla ilgisi yok) ve partilerde çalarak bir kaç 45 lik kayıt ettiler. 1968 de isimlerini tekrar degiştirdiler ve 17.yüzyılda yaşamış bir cadının adı olan Alice Cooper ın ismini aldılar. 1969 da Frank Zappa nın ilgisi çektiler ve ilk albumleri Pretties For You u yaptılar. 1970 de de Warner Bros. ile anlaştılar. Bu arada konserlerinde giyontin ve elektikli iskemle gibi oldukça ilginç ve dehşet verici objeler kullanmaya basladilar. Cooper ın yüzündeki makyajla birlikte grup, vermek istedigi etkiyi tamamlamış oldu. Amerika çapında büyük başarıyı ise 1971 de cıkardıkları Eighteen isimli 45 likle elde ettiler. 1972 deki School s Out albumu ile bu kez hem Amerika da hem de İngiltere de listelere girmeyi başardılar. Bu arada grupta sürekli eleman değişiklikleri yaşanıyordu. 1975 te çıkan Welcome to my Nightmare, Alice Cooper ın gerçek anlamdaki ilk solo albümü oldu. Bu albüm ile birlikte Alice Cooper grubun ismini resmi olarak kendi üzerine aldı ve adını tüm dunyada duyurdu. Bu arada sahnedeki imajının tersine televizyonlarda golf oynarken ve komiklik yaparken görüldü.1978 de korkunç boyutlara ulaşan alkol sorunu nedeniyle hastaneye yattı ve uzun bir süre gözlerden uzak kaldı. 1986 da MCA records ile anlaştı ve 1989 daki Trash isimli albumuyle yeniden doğdu. Rock devleriyle işbiriligi yaptı. Tüm dünyada listelere girdi. Bu uzun ve zorlu kariyer boyunca bir kaç döneme ayrılan calışmalarıyla Shock Rock ın babası ve en önemli temsilicisi oldu. Sahne gösterilerinde yer verdiği kanlı ve dehşet vericek kadar inandırıcı tarzı ile rock sahnesini yeniden şekillendirdi.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/1/2008 - Amon Amarth

amonamarth_1140( www.negatif.com )

Kökleri Viking mitolojisine ve Deathmetal e sımsıkı bağlanmış olan AMON AMARTH 1992 yılında Stockholm`un güneyinde Tumba (Isveç) adındaki küçük bir yörede ortaya çıktı.İsmini Tolkien`in Orta Dünyasında, Mordor daki dağdan (Amon Amarth) alan grup kurulduğu tarihten itibaren birçok melodi ve armoni içeren; Vikingleri ve Kuzey tanrılarını anlatan parçalar yazmaya başladı.AMON AMARTH ı diğer Deathmetal gruplarında ayıran ve bugün bulunduğu yere getiren en büyük farklılık ta buydu...
Vokalist Johan Hegg niçin bu konuyu işlediğini; "Viking teması ve Iskandinav mitolojisi benim için daha çok bir hayat felsefesi haline geldi." şeklinde açıklıyor. Grup kurulurken elemanlar kendi aralarında kendi müziklerini yapmak,eğlenmek için bir araya geldi hatta yapılan açıklamalara göre grup kurulduğunda büyük hedefleri yoktu ve Isveç piyasasından çok küçük bir pay almayı ve ülke gençleri tarafından tanınmayı bile kendileri için yeterli görüyordu.
Grup 1993 yazında Lagret Studios`a girdi ve grubun hiçbir zaman yayınlanmayan demosu "Thor Arise" ı kaydetti.Grup bu kayıdı yeterince güçlü görmüyordu ve dünyada bu şekilde tanınmak istemiyordu.

Demo`nun tracklisti;

1. Risen From The Sea
2. Atrocious Humanity
3. Army Of Darkness
4. Thor Arise
5. Sabbath Bloody Sabbath (Black Sabbath cover)

şeklindeydi ve şu anda hit olmuş birçok parçayı içeriyordu.Grup daha sağlam birşeyler ortaya çıkarmak için yeni prova ve çalışmalara başladı ve tekrar stüdyoya girdi.Sonuç olarak ortaya ikinci demo "The Arrival Of The Fimbul Winter" çıktı. Bu demo birinci demoya göre gerek yakaladıkları sound gerek müzikalite bakımından daha tatmin ediciydi ve grup bu demoyu underground piyasaya sürmek için arayışlara başladı.Alınan cevap mükemmeldi.Grubun bu demosunu satmak ve haklarını güvence altına almak için Pulverised Records (Singapur) grupla bağlantı kurdu.

Grup 1995 yılının Kasım ayında 5 günlüğüne Peter Tägtgren (Hypocrisy) e ait olan The Abyss Studios`a girmeye karar verdi ve bu süre içinde "Sorrow Throughout The Nine Worlds" albümü kaydedildi.Bu albüm 3 yeni parça ve ikinci demodan tekrar kaydedilmiş 2 parça içeriyordu.Albüm, 1996 Nisan ında piyasaya sürüldü ve grubun dünya çapındaki kariyeri daha da sağlamlaştı.Albümün piyasaya çıkışından 2 ay sonra davulcu Nico gruptan ayrıldı ve yerine Martin Lopez gruba dahil edildi.Bu andan sonra Amon Amarth`a birçok plak şirketinden teklif geldi ve grup bunların içerisinden Metal Blade ile anlaşmayı tercih etti. 1997 yılının Mart ayında grup, Metal Blade deki ilk albümü "Once Sent From The Golden Hall" i Peter Tägtgren ile kaydetmek için tekrar The Abyss Studio`ya girdi.Kayıt sonuçları AMON AMARTH`ın Swedish Death Metal sahnesinin en hiddetli ve agresif gruplarından birisi olacağını daha o zaandan kanıtlıyordu.

"Once Sent From The Golden Hall" albümünün kaydından sonra gitarist Anders Hansson gruptan ayrıldı.Grup bir ay sonra Deicide, Six Feet Under ve Brutal Truth ile turneye çıkacağı için acele gitarist arayışına girdi ve Johan Söderberg gruba dahil oldu.Grup artık iyice sağlamlaşmıştı.Haziran 1998 de çıkılan turnede grup en üst düzeye ulaştı.Aynı yıl içinde davulcu Martin Lopez kariyerini OPETH de sürdürmek için gruptan ayrıldıve boşluğu Fredrik Andersson (ex-MARDUK) ile dolduruldu.Bu grubun son eleman değişikliği oldu ve 1999 yılının şubat-mart ayları boyunca tekrar The Abyss Studios a girerek "The Avenger" albümü kaydedildi. 7 parçalık albümün kayıtları esnasında herhangi bir prodüktörle çalışılmadı. Death ve Black metal tarzları; Viking etkileşimi ve brutal altyapı ile sağlamlaştırılarak harika bir albüm ortaya çıkarıldı.Grup albümün tanıtımı için Morbid Angel ın headliner olduğu birkaç festivale çıktı.

2000 Kasımında The Abyss Studios un kapanması söz konusu olunca grup yeni kayıt için aceleci davrandı.Çok kısa bir sürede "The Crusher" albümü oluşturuldu."The Crusher" AMON AMARTH`ın şimdiye kadar kaydettiği en brutal albümdü.Bu albüm gruba daha çok turneye çıkabilmesi için fırsat verdi.Grup artık bir çok ülkeden festivallere çağırılıyordu ve grup headliner olduğu ilk festivale Danimarka ve Almanya`da; Purgatory ve Seirim gruplarıyla çıktı.Turne büyük bir başarıyla sonuçlandı ve AMON AMARTH bu turne sayesinde Almanya`da yeni binyılda (2001 Ocak) sahneye çıkan ilk metal grubu olarak kayıtlara geçti.AMON AMARTH bu konserden sonra MARDUK ve VADER gibi devlerle birlikte No Mercy Festivals e katıldı ve bu festivalden sonra Marduk`un 2001 deki Amerika turlarını desteklemeye karar verdi.Fakat sponsorlar bulunamadığı için tur Ocak 2002 ye ertelendi.Grup 2002 yi beklemedi ve kendilerinin ilk Amerikan turnesine Diabolic (Tampa, Florida) in desteğiyle çıktı.Turne harika bir şekilde devam ediyordu fakat kordinatörler turneyi bir hafta gibi kısa bir sürede durdurdu ve AMON AMARTH Isveç`e geri döndü.Grup, Isveçli Death/Gore efendisi VOMITORY`ye Avrupa turu teklifinde bulundu.Teklif kabul edildi ve AMON AMARTH tekrar yollara düştü.Tur sırasında yeni albüm için birşeyler hazırlanmaya devam edildi.

Ağustos 2002 de grup 2. kez WACKEN OPEN AIR`e çıktı ve şov yaklaşık olarak 12.000 kişi tarafından izlendi ve yapılan röportajlarda herkes konserden son derece memnun olduğunu açıkladı. Grup WACKEN`dan çıkar çıkmaz "Versus the World" ü kaydetmek için 7 Ağustos`ta kendini stüdyoya attı.Uzun zamandan beri Peter Tägtgren stüdyosunu kendisine ayırdığı ve başka grupların kayıt işleriyle uğraşmadığı için grup, Malmö`deki Berno Studio`da çalışmaya başladı ve bu harika bir seçimdi.Stüdyonun Isveç metal sahnesinde mükkemmel bir ünü vardı.AMON AMARTH Berno (mühendis ve stüdyo sahibi) veya Henrik (mühendis) ile çalışırken hiç bir zorluk çekmedi ve bu yeni stüdyo grubun müzikal yapısına yeni bir boyut kazandırdı.Kayıtlar sırasında grup ara verip Almanya`ya ve Summer Breeze festivaline geziler düzenledi ve buralarda mükemmel bir şekilde karşılandı.Yeni albüm 18 Kasım da piyasaya sürüldü.Albümün sınırlı sayıdaki "Viking" baskısı ise grubun hiç yayınlanmamış eski demolarını içeriyordu ve bu albüm grubun kariyerindeki kilometre taşlarından birisi oldu.Albümün tanıtımı için 3 Amerika ve 2 Avrupa turnesine çıkıldı.

AMON AMARTH`ın yeni albümü "Fate Of Norns" da bir önceki albüm gibi Bernö Studios da kaydedildi.Bu albüm ve diğerleri arasındaki fark sorulduğunda Mikkonen; "Biraz klasik kaçacak ama albümde yakalanan sound süper ve şarkılar diğerlerine göre çok daha güçlü.Johan Söderberg`in şarkı yazımına katkısı öncekilere göre çok daha fazla oldu ve bu da müziğe yeni bir tat ve bakış açısı kazandırdı.Stüdyoya girdiğimizde birçok şarkının yazımı henüz tamamlanmamıştı ve stüdyoya girince farklı birşeyler çıkarabilir miyiz diye merak ettik.Düşündüğümüz gibi oldu ve Bernö sayesinde müzik çok farklı bir noktaya geldi.Bu Prodüksiyonda diğer hiçbirisinde harcamadığımız kadar enerji harcadık." şeklinde açıklıyor."

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/1/2008 - Amorphis

amorphis( www.negatif.com )

Amorphis ismini "belirli bir şekli olmayan" anlamına gelen Aamorphous'tan alıyor. Finlandiya'nın en yaratıcı, en çok takdir gören grubu, ve kesinlikle 13 yıldır çok başarılı işlere imza atıyorlar.Şarkılarını '70'lerin progressive rock gruplarının daha modern hali gibi sunuşları var.Amorphis şarkılarında harita edilmemiş şehirlere uçmaktan ve geçmişe dönmekten korkmuyor.Grup her zaman günün trendinden uzak durmuş, ve heryerde bulunan cinsten, yani aynı gitar ritmlerini aynı vokali kullanan gruplardan, kısacası taklitçilerden uzak durup nadir bulunur bir grup olduğunu her zaman belli etmiştir. Grup, gitarist Esa Holopainen ve davulcu Jan Rechberger ikilisi tarafından kuruldu. İkili çok kısa bir sürede vokalist/gitarist Tomi Koivusaari ve basist Olli-Pekka Laine'yi gruba dahil etti, ve Amorphis ilk ve tek demosu olan "Disment Of Soul"u 1991 yılının ortalarında kaydetti.Bu demo daha tazeliğini korurken grup Relapse Records ile multi-album anlaşması yaptı ve çok kısa bir zamanda 6 şarkı için kayıtlara girdi, ve 7" ep'si piyasaya sürüldü.

Amorphis adeta merdivenleri tek tek çıkarak işini sağlam yapıyordu.Bu iki çalışmanın ardından (demo ve 7") ilk albümleri The Karelian Isthmus'u kaydedip bizlere sundular. The Karelian Ishtmus" eski bir Fin savaş alanının ismiydi. Görkemli ve dokunaklı atmosferik death metal ve doom riflerinin bütünleşmesiyle, ıstırap ve acı kusan bir vokal ve başka dünyalardan gelmiş klavyenin tınıları ve grupça maceraperest bir ruh Amorphis'in tanımı olarak sizlere sunulabilir.

Grup yeni albüm kayıtlarına başlamadan önce Relapse Records grubun demo'sunu Privilege Of Evil ismi altında tekrar piyasaya sunma kararı aldı (1993)

1994'te Amorphis büyük bir cesaretle, tarzına etnik Fin müzikal öğelerini de katmaya başladı ve müzik yapısını oldukça zenginleştirdi.Grup bir defa daha Sunlight Stüdyolarına girdi ve 1994'ün başyapıtlarından biri olan Tales From The Thousand Lakes'i bizlerle paylaştı. "Ulusal Fin Şiir Kitabı"ından anonim şiirler kullanmaya başlayan grup, heavy metal, doom, death ve 70'lerin progressive'ini bir potada eriterek eşsiz işler yapmaya başladı.
Amorphis birkaç defa Avrupa Kıtası'nı turladı ve 94'ün sonlarında ömürlerinde ilk defa Amerika Kıta'sının sahillerine doğru uzandılar. Klavyecinin sorumsuzlukları yüzünden grup eleman değişikliği yaşamak zorunda kaldı ve Kim Rantala gruba yeni klavyeci olarak dahil edildi.1995'te Black Winter Day Ep'sinin dağıtıma geçilmesiyle grup yeni albüm öncesi kısa bir dinlenme dönemine girdi.

1996'da grup umulanın da ötesinde bir çalışmaya imza atıp Elegy albümünü çıkardı. Albümdeki 11 şarkıda çok farklı gitar tonları kullanıldı. Bunun yanı sıra gruba yeni katılan clean vokalist Pasi Koskinen de dikkati çekti.Aynı zamanda yeni davulcu Pekka Kasari'nin performansı etkileyici olup, grubu da 6 kişiye tamamlamış oldu. Gösterişli albüm kapağında eski Fin sembolleri birleşimi kullanıldı. Elegy albümünde yine Fin edebiyatından lirikler kullanıldı ya da ilham alındı. The Kanteletar, 700 şiirden ve baladtan oluşan ve Fin geleneklerini tamamen yansıtan bir kitaptı.Şiirleri ağızdan ağıza nesillerce aktarılmıştı.Bazı şiirlerin binlerce yıllık olduğu rivayeti de dilden dile dolaşıyor. The Kanteletar, günlük olayları ele alıyor. Fin insanının filozofikal ve dinsel inançlarını...

1997'nin tamamı geneli Almanya ve Finlandiya'yı içeren turnelerle geçti.Ardından hemen hemen bir sene boyunca Amorphis sessizliğe gömüldü. 1998'in ikinci yarısında grup yeni albüm için yeni prodüktörleri Simon Effemy ile beraber stüdyoya gireceğini duyurdu. Klavyeci Kim Rantal'ın gruptan ayrılma kararının ardından stüdyo çalışmaları öncesi gruba yeni bir klavyeci dahil oldu. Yeni klavyeci Santeri Kallio daha önceleri bir başka Finli grup Kyyria'da çalıyordu. Yeni albümün ismi Tuonela'ydı; Tuonela mitolojide, ölülerin krallığı anlamına geliyor.Yeni albüm bir önceki çalışma olan Elegy'le örtüşen bir çalışmaydı ve Mart '99'da piyasaya sürüldü.

2001 yılında Am Universum albümünü çıkaran grup, Finlandiya'nın tüm müzik türleri arasında yapılan sıralamada, 4.'lüğe kadar yükseldi. Ayrıca bu albümden çıkan singleları Alone, ülkeyi tanıtan en iyi şarkı seçildi.Ayrıca Am Universum albümü ardından Amorhpis, Opeth ile Amerika kıtasını turladı.Bundan sonraki zamanda grup bazı Fin filmlerine soundtrack yaptı.

2003 senesinde grup EMI Records ile anlaştı.Bu anlaşmanın ilk meyvesi, yeni albüm Far From The Sun'dan ilk single Day Of Your Beliefs olacaktı. Vokalist Pasi Koskinen'in grupla son canlı performansı 21 Ağustos'ta Kontu Rock Fesival'de oldu.

2005'in ocak ayında gruba eski Evergreen vokalisti Tomi Joutsen katıldı. Son olarak grup kısa bir süre önce, 20.Nisan.2005'te daha önceleri çalıştığı müzik şirketi Nuclear Blast ile tekrar anlaştı.

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/1/2008 - Anathema

Anathema( www.negatif.com )

Ask,ve olum..ayrilik,ve umut..hepsinin uzerine..hepsinin uzerinde,notalarin tasidigi melankoli,ve bu melankoliyi yaratanlar uzerine bir yazi...
Hersey bir grup Liverpool`lu gencin "Pagan Angel" adinda bir grup kurmasiyla baslar.1990`da ilk demolari "An Iliad of woes"i kaydederlar.Demo ardindan gurup adini Incilde tanri tarafindan lanetlenmis manasina gelen "Anathema" olarak degistir.1991`de "All faith is lost" adli dort parcadan olusan bir demo daha kaydederler.Demoda bulunanan "Memento mori","They die" gibi parcalar grup tarafindan ilerde tekrar yorumlanir,ve demo underground piyasada ses getirecek bir yapidadir.Demo ardindan,1992`de ilk resmi kayitlari 7"singels`i Wichhunt Records tarafindan yayinlanir,ve kayitin guclu yapisi Peaceville`in ilgisini ceker.

Peaceville ,Anathema,My dying bride,ve Paradise lost`u bunyesinde barindirdigi icin sonradan 90 sonrasi Doom muzigin merkezi olarak kabul edilecektir.Anlasma sonrasi 1992`de "The Crestfallen" EP`si yayinlanir,album klasik doom-death tarzindadir.Kadro Darren White vokaller,Vincent Cavanagh,ve Daniel Cavanagh gitarlar,Duncan Peterson bas,Jhon Douglas bateri seklineydi.Bence albumdeki en iyi parca,ayriyaten acilis parcasida olan "..and I lust"`dir,akustik gitar ve bayan vokallerden olusan "everwake"`ide dinlemenizi siddetle tavsite ederim,kisa ama buyuleyici bir melankoli barindiriyor.Grup EP ardindan Cannibal Corpse`la Ingilere`yi turlayip,canli performanslarindada basarili olduklarini ispatladilar.1993`te bir evelki EP`le ayni tarzda olan "Serenades" albumunu yayinlarlar.Albumde goze batan parcalar,"Sweet tears",ve "Sleepless"`tir.Sleepless`i sonradan Creadle of filth`de yorumaldi,kimileri bu yorumu begenmesede,ben Dani`nin ilginc vokalleriyle suslu COF`in coverindanda hoslandim.Album ovgu dolu yorumlar aldi,ve Metal Hammer`dada ayin albumu secildi.Album sonrasi gurup My dying Bride,ve At the gates`le turladilar.1995`te mini album,"Pentecost III" yayinladilar.Bence bu albumle anathema,agir arpejler,arkadan surekli tekrarlanan bir melodi,degisken tempolardan olusan,ve bir sonraki albumde kendini dahada belli edicek,klasik gitar stilini olusturmaya basladi.Album genellikle beyendigim bir album olup,acilis parcasi "Kingdom"`in agir baslayan temposunun,son uc dakikasinda aldigi hal ilerki albumlere referans niteligindedir.Ve sonunda 1995`te gurubun efsane albumu "The silent enigma" cikti.Benimde gurupla tanismam bu albumle olmustur,ilk dinledigim andan itibaren albumun etkisi altina girmistim.O senelerde birbirinin benzeri,yaraticiliktan uzak bir suru album arasinda silent enigma kesinlikle bir bas yapitti.Grup elemanlari olgunlasmasi,her birinin ensturemanlarina hakimiyeti her parcada kendini gosteriyodu.Anathema herzaman muzigi kadar soz yazimindaki basarisıylada ovulen bir gruptu,bu albumdede gelenek buzulmadi,album myth,Incil,ve kendi ic dunyalarini yansitan,konsept ogelerden olusan sozlerden olusuyordu.Grup icin tek sorun albumden evel vokalist Darren White gruptan ayrilmasi olur,yerini daha oncede serenades`te back vokalleri yapan,grubun gitaristi Vincent Cavanagh alir.Herkes Darren`in yerinin nasi dolacagi konusunda meraklanirken,Vincent deneysel vokalleriyle herksin agzini acik bırakti:) helal olsun babaya,ama keske bir,iki album daha boyle vokaller yapsaydi..neyse,albumdeki parcalara teker,teker ele almak haksizlik olur,ama ozellikle "Shroud of frost"`taki bas gitarin vurgusuyla,"Sunset of ages" ust uste eklenen vokalleriyle,"The silent enigma" inanilmaz melodisiyle,"A dying wish" arpej,ve distortionlarin mukemmel uyumuyla ortaya cikan agresifligiyle,dahada one cikan parcalar.Album Anathemanin undergrounddan cikip dunyaca tanınan bir grup olmasini saglar,bu arada silent enigmaya bir kilpte cekerler.Grup,Paradise lost`la Ingiltere turu,Hollandada Dynamo fesrtivali,olmak uzere bir cok konser verirler.


1996`da grup "Eternity" albumunu cikartir.Hem vokallerde,hemde muzikte degisim vardir.Albumde agirlikli olarak clean vokaller kullanilmistir.Her grupta degisimler olabilir,ama yeni cikan baska gruplar tarafından bile taklit edilen Vincent`in kendine has vokallerini sadece silent enigmada duyabilmek bence metal dunyasi icin buyuk bir kayiptir.Muzikteki degisim yalnizca vokallerle sinirli degildi,grup artik doom yerine daha akustik,ve physocodelik yapida 
Pink Floyd etkilesimli bir muzik yapiyordu.Hatta albumde bir Gilmour(P.FLoyd) coveri "Hope"ta vardir.Grubun soundindaki degisim bir cok doom-metal faninin gruptan sogumasina neden olur,gerci soundaki yumusama nedeniyle eskiden anathema dinlemeyen bir cok yeni fanlarda kazanirlar.Gercegi soylemek gerekirse "Eternity"i ilk dinledigimde yeni sounda bende alisamadim,ama zamanla albumu eski albumlerle karsılastirmadan dinleyince,muzikal kalite acisindan piyasadaki bir cok sert ama kalitesiz muzik yapan guruplarin albumlerinden cok daha iyi oldugunu anladim.Albumde bence "Angelica", "The Beloved","Far away",dinlenmesi gereken parcalar.Ve son olarak,tarz degismisti,ama melankoli asla!!:) 1998`de grup "Alternative 4"`u yayinlar.Albumun kaydindan evel Douglas guruptan ayrilir,yerine eski "Solsice",ve "My dying bride"`in bateristi,Shaun Steel gelir.Gurupta bir diger yenilik,parcalarda klavyenin agirlikli kullanilmasıidi,besteler yine eternity albumunun sertligindeydi.Klavyeleri eski "MDB",ve "COF"`in elemanı Martin Powell calar.Kimi parcalarda kullanilan farkli tonda klavyaler,ve tamamen cleanlesen vokaller yuzunden grup eski fanlar tarafindan agir elestirilere tutuldu,ama bence album grubun silent enigma sonrasinda cikarttigi albumler arasindaki en karanlik havaya sahip albumdur.Yogunluklu olarak,yalnizlik,olum temasi islenmis,ve bence teknik olarak Eternity albumunden cok daha iyi bir albumdur.Albumde akilda kalici melodisiyle "Fragile dreams",mutis keman ve piyano uyumuyla"Lost control",melankolik yapısıyla "Inner silence","Regret "ve "Shoroud of frost" ilk goze carpan parcalar, bide "silent enigma"nin muthis piyano versiyonunu untumamak lazim,eger olum sekle burunecek olsa fona bu parcayi secerdi:)Album sonrasi turnede,basist Duncan Petterson gruptan ayrilir,yerine Duncan`in diger gurubu Dreambreed`tan Dave Pybus gecer.

1999 yili grup icin daha buyuk degisikliklerin olacagi bir yildir.Grup "Music for nations"`la anlasip Italyaya "Judgement"`i kaydetmeye giderler.Bu sirada Martin Powel gruptan ayrilir,yerine eski Cradle of Filth uyesi Les Smith gelir.Gruba daha oncelerdede yardimci olmus olan Les Smith`in hem bestelerde,hemde kayit sirasinda guruba buyuk katkisi olur.Bence grup "Judgemnet" ile kariyeri boyunca yaptiklar albumler arasında en iyi ikinci albumunu yapmislardi,birincisi "Silent Enigma" ehh,nede olsa ilk goz agrim:)Albumdeki yogun bir  Pink Floyd etkisi hessediliyordu,ve her parca hit olabilecek kalitede.Albumde "Deep","Parisienne Moonligth" ,"Anyone,Anywhere","Transacoustic" kesinlikle dinlenilmesi gereken parcalar,benim ozel favorimse "One last goodbye".Boyle muhtesem bir albumden sonra herkes sabirsizlikla bir sonraki albumu beklerken ,ne yazikki 2001 yilinda cikan "A fine day to exit" ile Anathema butun fanlarini hayel kirikligina ugratti.Cast,Mansun,Pink Floyd`unda produktorlugunude yapan Nick Grifin tarafindan,Windy studyolarinda kaydedilen album bence su ana kadar cikan en kotu Anathema albumu.Belki Judgement gibi albumden sonra cikacak her album biraz sonuk kalacakti,ama defalarca dinlememe ragmen albumdeki hicbir parcaya isinamadim.Kayittan sonra Dave Pybus guruptan ayrilir.Su an turlarda gecici olarak George Roberts caliyor.2002`de ise Danny Cavanagh guruptan ayrilip,Duncan Peterson`un gurubu Antimatter`a katilir.Daha oncedende dedigim gibi her grup degisebilir,ve bunu anlayisla karsiliyorum,bence onemli olan emek harcanarak kaliteli bir seyler yaratmak.Eger Anethema kendini Pink Floyd`un varisi olarak goruyorsa "Judgment" gibi albumler cikarmali,"A fine day to exit" gibi degil,ve biliyorumki yapabilirlerde...

Son olarak,bir kadeh sarap,ve arkada calan Anathema parcasi..acilan bir kapi,gecmisten bu gune..belki bir bekleyisin,belki kaybedilenlerin aynasi..calan parcayla hatirlanan yuzlerce ani,yasanacakların hayali..hepimiz icin farkli duygular,ve Anathema`nin yasattiklari..doom-metal`den,clean vokalli akustik sounda uzanan bir yolculuk bu..ve degisimler zamanla gelen..değismeyen tek sey ise...Melankoli....

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Image Hosted by ImageShack.us
<- :: Sonraki Sayfa ->
Gif Blood Halloween Images

Image Hosted by ImageShack.us

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta
Radyo Metal
Black Metal Radio
Metal-Impact Radio
Sonic Syndicate
Wacken Radio
Gothic Pictures Gallery
Gif Blood Halloween Images

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Lamb Of God
As I Lay Dying
In Flames
Trivium
Arch Enemy
All That Remains

Heavy,Power Metal Grup Logo

heavy_power_met

Death Metal Grup Logo

Death_Metal_Hol

Black Metal Grup Logo

n735509612_2880 n735509612_2880 n735509612_2880
Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us
En çok hangi metal türünü dinlersin?
Heavy Metal
Death Metal
Black Metal
Nu Metal
Trash Metal



Image Hosted by ImageShack.us

Dost Bloglar

Toplist

Bira Darksiteshttp://www.toplist.metalcentre.com/ DeathRock SK Topsite List Top 100 Best Metal Sites Part 2 Hier gehts zur Underground - Metalliste
BLACK PASSIONWinterherz Top 100 Gothics-Nature - Top 100
Image Hosted by ImageShack.us

Free Site Counters

Google Pagerank Checker
Kadınca Forum | Kadınca | Web TasarımDiyetVbulletin